Kayıtlar

Suicide: Who? When? Why?

A must-read: Night Falls Fast: Understanding Suicide Kay Redfield Jamison, a professor of psychiatry at The Johns Hopkins University, offers a comprehensive account on how to better understand suicide by attempting to explore the minds of who committed it. As a sufferer of bipolar disorder herself, Jamison has several times attempted suicide, thus having an innate experience of how it feels like to become suicidal. Author of highly acclaimed An Unquiet Mind where she depicted the mayhem a manic-depressive struggles with, she studies the concept of suicide through many anecdotal personal stories. Reading these stories may be shocking and even heartbreaking as they suggest that there is no easy way to identify a suicidal mood; a perfectly normal person may commit suicide with no apparent reason; and depression or an inherent disorder may not be something to blame. Additionally, committing suicide may not be an abrupt decision, also do these stories tell. Even a very young kid may end her...

Az Seçilen Yol, Scott Peck

Az Seçilen Yol (The Road Less Traveled), Scott Peck Üniversite yıllarımda ilk kez okuduğumda çokça etkilendiğimi hatırladığım kitabı, biraz da korsanını satın almış olmanın verdiği suçlulukla yeniden okumaya karar verdiğimde büyük beklentiler içindeydim. Tabi ki “bir kitap okudum, hayatım değişti”cilerden değilim; ama niyeyse her anlamda dengeli ve doyurucu bir kitap izlenimi vermişti bana. Fakat ikinci okuyuşum büyük bir hayalkırıklığı oldu benim için. Biraz üzerinde düşününce nedenlerini şu şekilde tespit ettim kendimce. En önemlisi tabi ki beklentilerimi anlamsız bir biçimde yüksek tutmuş olmam. Ne Peck eşsiz ve muhteşem bir insan, ne de kitabı hayatın sırlarını verme iddiasına sahip. Fakat şunu da gördüm: her ne kadar kendimi bildik kişisel gelişim klişelerinden uzak tutmaya çalışmışsam da aslında, biraz da belki kibirli bir biçimde, bu tuzağa ben de düştüm. Kitap tabi ki bir kariyer ya da başarı reçetesi sunmuyor; ama “ruhsal ve zihinsel tekamül” vurgusunu sıklıkla yaparak ki...
It’s no joke: drug-industry literally leaves millions to death This statement may seem to be a little bit of an exaggeration, but it is not. Large players of the pharmaceutical world, supposed to be offering solutions of healing, are actually one of the culprits for the death of millions of people. In face of great advancements in technology and huge achievements in civilizational understanding, the world is silently witnessing a major case of indifference to the problems of HIV-infected people whose number well exceed millions, particularly in poor countries. Not only are they suffering from a deadly and dreadful disease, but these poor men and women are also forced to accept the sad reality that they have to wait for their death simply because they are unable to access to drugs which can actually alleviate or completely end their sufferings. In fact, the problem and its solution is simple: global pharmaceutical companies produce AIDS drugs which are proven to be effective,...

Şiddetsizlik

2 Şiddetsizlik Birçok nedenden ötürü şiddetsizliği tanımlamalar veya teoriden çok örnekler ile açıklamak çok daha kolaydır. [1]  Ve Gandhi’nin 1930’da Dandi’ye yaptığı ünlü yürüyüşten daha güzel bir örnek var mıdır? O dönemde Hindistan İngiliz yönetimindeydi ve acımasızca sömürülmekteydi. İngilizler tuz üzerinde bir tekel kurmuşlardı; onu vergilendiriyorlardı ve tuz üreten herhangi bir Hindistanlıyı da tutukluyorlardı. Gandhi, deniz suyundan yasadışı tuz üretiminin çok güzel bir sivil itaatsizlik örneği olduğuna karar vermişti. Bu eylemin etkisini en üst düzeye çıkarmak için Gandhi takipçileri ile birlikte 24 gün boyunca küçük bir sahil kasabası olan Dandi’ye yürüdü; bu arada yürürken de planladığı eylemi anlatıyor ve takipçilerinin sayısını arttırıyordu. Yürüyüş Dandi’de sona erdiğinde bu eylem çoktan güçlü bir örgütlenme yöntemi olduğunu göstermişti. Takip eden dönemde tuz üretimi ve buna bağlı tutuklamalar İngiliz hakimiyetinin acımasızlığı ve adaletsizliğini gözler önüne se...

Kapitalizme Karşı Şiddetsizlik: Giriş (Brian Martin, Nonviolence versus Capitalism, War Resisters' International, 2001)

Kitabın İngilizce orijinalinin tam metni için bakınız: https://www.bmartin.cc/pubs/01nvc/ 1 Giriş Şiddetsizlik, kapitalizmden kurtularak daha insancıl bir sosyal ve ekonomik sisteme geçmek için en fazla umut vaat eden yöntemdir. Şimdiye kadar devlet sosyalizmi ve genel seçimlerin yapıldığı daha demokratik sosyalist sistemler de dahil olmak üzere devlet gücünü kullanmaya dayalı yaklaşımlar denenmiş ve hepsi de başarısızlığa uğramıştır. Köklü değişikliklere kesinlikle ihtiyaç vardır; çünkü hemen hemen herkesin kabul ettiği bazı güçlü yanlarına rağmen kapitalizm büyük ölçekli acılara ve problemlere sebep olmaya devam etmektedir. Bir yaklaşım olarak şiddetsizlik, çok sayıda engeller ve sınırlar içerse de kapitalizmi dönüştürme kapasitesine sahiptir. Devlet sosyalizmi uygulayan sistemlerin çoğunun çökmesi ile birlikte 1990’dan itibaren kapitalizmin kaçınılmazlığı ve üstünlüğü hakkında, kapitalizmin zafere ulaştığı iması taşıyan bir retorik hakim olmaya başlamıştır. Ancak kapitali...